21. RAUND İÇİN PROJELER

24/9/2009 · Kategori: hayriye unal yazilari

Özne daima adlandırandır. Yaptığı şey hakkında konuşamadığı halde yaptığı şey çok tatlı olan sadece arılardır, ipek böcekleridir vb. İnsan, şiirinde ve şuurunda ise yazdığı şiirin ne ifade ettiğini bilir.
Nesnellik, malum, var olmayan ama kendisine varmış gibi bakılarak ölçüm yapılabilen bir ideal ölçüttür. Çünkü herhangi bir özneler grubundan bağımsız bir düşünme biçimi yoktur. Özneler düşünür. Ancak özneler düşünür. Düşünülen bir şey, mutlaka birinden birine aittir. Ancak bir düşüncenin üstünden geçen süre, onun doğruluğunu onayladığı zaman, o düşünce özneden kopar ve nesnelleşir. Nesnellik bir tutumun sıfatı olmayı hak ettiği anda o tutumu takınandan artık kopmuştur da. Dolayısıyla eleştiride nesnel olmak dendiğinde ancak “olabildiğince kasıtsız” olmayı anlarım. Olabildiğince doğruya oynamayı denerim ki zaman beni haklı değil, hayır, nesnel çıkarsın.
Şiir üzerine konuşurken adlandırmayı seçen ve nesnelliğin “mutlak bir nitelik” olarak anlamını kavrayan ve bu kavrayışla nesnellik dolabı çevirmeden söz alan, olabildiğince kendi ölçülerini, beğenilerini şiire dayatanlar projeler üretebilir. Ötekiler de meçhul ve ideal -aslında yazılamaz olan- bir yüksek şiirden bahseder durur. Tabii ki burada dile getireceğimiz iddiaların mükemmel, bütünlüklü, şiirin her sorununu çözen, gelecekte de dinamizmini koruyacak kurumsallaşmış anlayışlar olduğunu iddia etmiyoruz. Hatta böylesi bir iddianın bu arayışların sonunu işaret edeceğinin bilincindeyiz. Her birisi zamanla sınana sınana kendi evrimini yaşayacaktır. Bu yazıda hepsi de şair olan müteyakkız zihinlerin meraklı aranışlarını projeleri, anlayışları veya kitapları odağa alarak söz konusu edeceğiz. (...)

(Yazının tamamı Karagöz dergisi, sayı 9'da)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »