CEHALET BAZEN MUTLULUK AMA HER ZAMAN ZULÜMDÜR
8/7/2009 · Kategori: bu ay okuyun - kitap
Ülkesinde olanlara bigane kalıp da sadece Urumçi’de olanlarla ilgili olanlar vardır ve bu doğrudan milliyetçilikten neşet etmektedir. Tipik “Benden olmayan nasıl ölürse ölsün” tepkisi. Velakin Urumçi’ye tepki göstermeyi -bir kukla gibi- -otomatik olarak- -ezberini okuyan bir çocuk gibi- faşizmle bağdaştıranlar da, ne gibi aidiyetlerden konuştukları değişken olmakla birlikte, başka bir faşizanlık içinden konuşmaktadırlar. Ateşin düştüğü yer, orası neresi ve hangi millete ait olursa olsun, bizi yakmaktadır. Urumçi’ye iç dünyasında tepki ve acı duyduğu halde, tepki göstermekten, sırf faşistlikle etiketlenmekten korkarak çekinenler de faşist olmaktan başka ayrıca korkak ve de şahsiyetsizlerdir. Türklük, ne sahip olunduğu için övünülecek bir özellik, ne de utanılacak bir özelliktir. Çalışılarak kazanılmamış olan tüm başka özellikler gibi. Müslüman olup da ezik olanlara (korkunç ezik edebiyatçılar da dahil) Hz. Peygamber’in bu konudaki hadislerini, kendisini hümanist, solcu veya demokratlıkla tanımlayıp da Urumçi’ye tepki gösteren insanları -sanki memuriyet vazifesi ifa eder gibi :) kalıp sözlerle- etiketlemeye kalkanlara ise şu aşağıdaki kitabı tavsiye ederiz. İki kere okumadan bence konuşmasınlar. Kemiklerin sızlıyor mu Cemal Süreya?








