ÇOKSESLİ ŞİİR POETİKASI / ZITLIKLAR - TUZAK YAKLAŞIMLAR / HAYRİY
1/11/2007 · Kategori: coksesli siir deginileri - poetik girisimler
|
ÇOKSESLİ |
TEKSESLİ |
|
öznenin yer değiştiren varlığı |
tekbenci özne |
|
toplulukla önbelirlenmemiş buluşma |
topluluk içinde rolleri belirlenmiş buluşma |
|
kaos duygusu (anlatısını düzenleyen insan) |
kozmoz duygusu (zaten düzenli üstanlatısı olan insan) |
|
şiir yazan insanlar vardır |
şairler vardır |
|
son derece politik bir varoluş |
son derece mistik bir varoluş |
|
göçebelik, yersiz yurtsuzluk |
yerleşiklik, köken, milliyet nostaljisi |
|
diyaloji |
monoloji (1) |
|
köksap (2) |
kök, köken |
|
yan yanalık, kıymet biçme safhası yok |
hiyerarşi, kıymetlendirme |
|
çoklu bağlantılar |
dizge, örgüt |
|
ademimerkeziyet/çokmerkezlilik |
merkez |
|
merkezkaç çekim |
merkezcil çekim |
|
gevşek örgü, rezonans, bireysel yükseltiler |
sıkışma, Eliotçı gelenek bağlantısı, kanon |
|
nonlineer çarpışmalar, farklı hızlar, eşgüdümsüzlük |
moment, momentum, eşgüdüm |
|
oluş, anların tarihsizliği |
geçmiş ve şimdi arasında mutlak bir uzaklık |
|
diferansiyel süreçler |
donmuş anlar |
|
işlevsel karakteristik |
tözsel karakteristik |
|
siyasi azlık tercihi |
iktidar tercihi, majör dile saplanmak |
|
çatışan arzu yoğunlukları |
arzunun kendindenliği iddiası |
|
çokgen arzu (arzunun dolayımsallığı) (3) |
çizgisel arzu (arzunun doğrudanlığı) |
|
bir ögenin “neyse o” oluşu |
ögenin bir modele gönderme yapması |
|
direkt yarara yönelik olmayan taşkın yayılma |
lahana modeli (yararlı toplanma) (4) |
|
boşlukları dolduran istilacı yaklaşım |
sınırlar çizip şeklin içini dolduran estet tutum |
|
romansal hakikat |
epik tekdüzelik, “konfeksiyon bir hakikat söylemi”(5) |
|
yazılmakta olan |
yazılmış olan |
|
bitmemiş olan, açıkuçlu, şimdiyi duyumsama |
bitmiş olan, nihaileşmiş olan, mutlak geçmiş |
|
özgür iç dünya |
belirlenmiş iç dünya |
|
babayla çatışan evlat modeli |
babayla uzlaşan evlat modeli |
|
kesişen çoklu gösterge dizgeleri olduğu |
tek bir gösterge ağının olduğu |
|
analiz, analitik |
birleşik fikirler, nosyon |
|
erekselliği metni işaret eden |
mutlak ereksellik |
|
eksiklik, yaşantısallık |
bütünlük |
|
epizodik örgü |
kronik örgü |
|
şizoid tarih bilinci, küçük anlatılar |
paranoid tarih bilinci, kahraman kral |
|
tümevarımcı metot |
tümdengelimci metot |
|
eşik, geçiş mekanları |
kapalı veya mücerret mekanlar, tabut |
|
ikircik, tereddüt |
verilmiş karar, hüküm |
|
ırmak metaforu, akışkanlık |
göl metaforu, durağanlık |
|
edebî haz duygusu (bediî heyecan) |
görev duygusu |
|
olumsallık |
idealist felsefe |
|
mikro-deneyim |
makro-deneyim |
|
çokdillilik, heteroglossia (6) |
tekdillilik, homojen halk, yerel farkların azaltılışı |
|
izler, patikalar (tracks) |
işaretler (signs) |
|
satıhlar |
derinlik ve yüzey birliği |
|
sunum |
temsil |
* düzenlenmesi ve kavramsal ikililer oluşturma sürecek
(1) Bakhtin’in ayrımını ödünç alarak
(2) Deleuze’ün terimi
(3) Girard’ın “üçgen arzu”sundan esinle.
(4) Miller’dan esinle: “Ot, ekilmemiş büyük alanlarda bitmekte, boşlukları doldurmakta, diğer şeylerin arasında büyümektedir. Çiçek güzeldir, lahana faydalıdır, haşhaş çılgınlık vericidir. Ama ot taşmaktadır ve bu ahlaki bir derstir.”
(5) Osman Konuk.
(6) Bakhtin’in roman bağlamında icat ettiği terim. Burada şiir bağlamına sokuldu.