FİTNECİ

27/5/2009 · Kategori: dediler ki

Bir başkasının duygularını rencide edecek hiçbir şeyi kendine saklamaz bu adam. Etekleri zil çala çala koşar, çaktırmadan diğer arabozuculardan malzeme toplar. Bazen kıyasıya bir yarıştır bu. Gerçi herkes aynı start çizgisinden yola çıkmaz ama, adam o anda diğerlerinin ne kadar yakınında olduğunu hisseder ve dev adımlarla onları sollar. Çok hızlı konuşur, söyledikleri sırdır. Onun bildiğini kimse öğrenmemeli, duymamalıdır. Minnet bekler karşısındakinden, çünkü bir ayrıcalık tanımaktadır. “Yalnızca sana söylüyorum. Yalnızca seni ilgilendirir bu.” Fitneci, bir işin tehlikede olduğu durumları iyi bilir. Çok hızlı hareket ettiğinden –çok acelesi vardır çünkü- iş, yolda giderken tehlikeye girer. Gideceği yere varır, her şey emniyetli ve kesindir. “İşten atılıyorsun.” Kurbanın yüzü kireç gibi olur. “Ne zaman?” diye sorar. Ve “Nasıl olur?” der. “Kimse bana bir şey söylemedi.” “Gizli tutuluyor. Sana son anda söyleyecekler. Seni uyarmak zorundayım. Ama beni ele verme.” Bunları söyledikten sonra, ele verilmesi halinde olabilecek korkunç şeyler konusunda ayrıntılı bir nutuk çeker. Kurban içinde bulunduğu tehlikeyi tam anlamıyla kavrayamadan, yeterince ölçüp biçemeden, bu arabozucuya, bu en yakın dostuna acımaya başlar.

Fitneci, öfke anında ağza gelmiş ve söylenmiş hiçbir hakareti duymazdan gelemez. Bu hakaretin, hakarete uğrayana ulaşmasını sağlamak onun baş görevidir. Övgüleri taşıma konusunda pek o kadar titiz değildir, ama iyi niyetini göstermek için arada sırada bu işi de yapmaya zorlar kendini. Böyle durumlarda hiç acele etmez, sallana sallana gider, gayet ağırdan alır. Övgü, dilince lezzetsiz bir zehir gibi yatmaktadır. Tükürmeden önce, boğuluyormuş sanır kendini. Sonunda döker dilini, konuşur, ama bir bakire gibidir o anda, karşısındaki erkeğin çıplaklığından çekiniyormuş sanırsınız konuşurken.

Bunun dışında ne utanç tanır ne de tatsız bir duydu. “Kendini savunmak zorundasın. Bir şeyler yapmalısın! Eli kolu bağlı kalamazsın!” Kurbana öğüt vermeye bayılır. Başka hiçbir neden yoksa bile, tebligatın uzun sürmesini sağlaması açısından sever nutuk çekmeyi. Tavsiyeleri, kurbanın korkusunu büyüteç altında gösterecek türdendir. Eh, ne de olsa, arabozucu için önemli olan diğer insanların kendisine olan güvenidir, bu güven olmasa yaşayamaz.

(Elias Canetti)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »