MİTOSTAN LOGOSA
7/6/2009 · Kategori: dediler ki
“Homeros’ta mitos egemendir; Aschylus ve Sophokles’te ise mitos tek başına değildir, onun karşısında logos çıkarılmıştır. Öyle ki, Aschylus ve Sophokles’in tipleri, birlikli, tutarlı kişilik yapılarına sahip olarak biçim verilmiş tiplerdir. Ve bu kişiler, Attika tragedyasında, logos-mitos karşıtlığını benimseyen antitezci bir tavırla kurgulanmışlardır. Homeros’ta anlatıcılık ile sağlanan etki, Attika tragedyasında retorikle sağlanır ve tiplerin çizilmesinde dayanılan karşıtlık, konuşmanın antitezci formları içinde dramatik bütünün tüm öğelerine kadar yayılır. Attika tragedyasında tutkunun ifadesi; betimlemelerdeki abartılı ihtişam, maskeleme ve müzikle desteklenir. Başka bir deyişle, bunlar, tragedyaya soluğunu veren pathos’un ifade edilişini kuvvetlendirirler. Homeros’un tersine, tragedya kahramanlarında dinginlik, tevazu ve sükûnet yoktur; kahramanlar kendilerini bir şeylere kapılmış olarak bulurlar. Konuşmalarında kahramanların ruh hallerinin ve bu ruh hallerindeki değişmelerin ifadesine nadiren rastlanır. Kahramanların kendi iç dünyalarından söz etmeleri ise, daha da nadirdir. Kişiler, tam anlamıyla retorik düzlemde yani karşıt tezli konumları ve konuşmaları ile belirlenmişlerdir. Ancak Euripides’le birlikte bu trajik tipler bireysel bir yaşam, bir bireysellik kazanırlar. Özellikle güçlü, iktidar sahibi insan, böylesine önemli bir trajik figür, doğal hukuk üzerine refleksiyonun hızlandığı bu dönemde bir bilinç kazanır, kendi güç iradesinin üzerinde, kavramlardan oluşmuş, rasyonel/düşünsel bir atmosfer içersinde soluk almaya başlar.” (Dilthey)
0 yorum yazılmıştır