hayriye ünal
28 Takipçi | 0 Takip
26 01 2012

Nerde ne vardı, Son işler

 

Diplerya’nın notlarını yayımlamaya başladım. Diplerya çok özel bir varlık. Şair. Onun dünyada bulunuşu ve soluk alışı mucize kabilinden bir şey. Gücümü kendisinden aldığımı anladığında öfkelenip geri çekiliyor. Gücünden bana enjekte edilmesine izin vermiyor.  Enfekte’de bir yüzünü anlattım onun. Onun öyle çok yüzü var ki. Kendisi istediği zaman çoktur. Ama az durmayı seviyor. Genç kuşak arasından sıyrılıp bir başına çıkacak muazzam güce sahip. Fakat tenezzül etmeyi kendine yediremiyor. Ona anlatmayı istediğim şey, yaşamanın tenezzül etmek olduğu. Yazmak had safhada tenezzül etmektir. Aşk tenezzüldür. O kendine yetmeyi bir becerebilse aramızda bir dakika fazladan kalmayacak. Ölümlü oluşun bu denli yakışmadığı birini daha görmedim. O ebediyeti isteme hakkına sahip bence. Çünkü ebedi olanların çekeceği yoksunluk hissini zaten doğduğundan beri tadıyor. Yoksunluğu nedeniyle her saniyesi için ayrı ayrı borçlanıyoruz ona. Onunla beraber olduğumuzda Kubrick’in 2001 filmindeki uzay aracında oluyoruz. Her şeye uzağız. Renk paletleri arasında uzaklaşıyoruz. Clavius’un göbeğine ancak birlikte gidebiliriz.

Asaf Halet Çelebi’ye dair yazdığım bir deneme şu kitapta yer alıyor.

Cemal Süreya için yazdığım incelemenin yer aldığı kitap Kültür Bakanlığı Yayınları arasında yayımlandı.

Cahit Zarifoğlu’na dair yazdığım deneme Karagöz’ün çıkacak sayısında yer alıyor. 

Edebiyat Hurafeleri’ni Hece’de sürdürüyorum. Bu sayıda (Şubat 2012) şiirin sonundan bahsedenleri de ilgilendirecek eskatoloji konusunu şair Enes Özel’le işledik. 

Seyhan Erözçelik’e bir armağan hazırlanıyor. Şiir Atı olarak. Orası için bir anmalık hazırlıyorum. Çok yaşlı bir kaplumbağanın büyüttüğü, esprili, bilge adamdı o. Kabrinin taşına yazılacağı şekliyle harflerden ibaret bir o olduğunu bilerek yaşamıştır. 

304
0
0
Yorum Yaz