<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>âdemin kizlarindan biri</title>
        <description></description>
        <link>http://hayriyeunal.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sat, 07 Nov 2009 11:35:51 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>MURAT ÜSTÜBAL / HAYRİYE ÜNAL - ARZUDAN ÖTEKİYE EPİK</title>
            <link>http://hayriyeunal.blogcu.com/murat-ustubal-hayriye-unal-arzudan-otekiye-epik_53917551.html</link>
            <guid>http://hayriyeunal.blogcu.com/murat-ustubal-hayriye-unal-arzudan-otekiye-epik_53917551.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Hayriye &amp;Uuml;nal, doksanlı yıllarda şiire başlayan bir şair. İlk kitabından (&lt;i&gt;Sa&amp;ccedil;ları Vardır Aşkın&lt;/i&gt;) itibaren yaşam ve tarih ilişkisinde kurmuş şiirinin &amp;ccedil;atısını. &amp;Uuml;nal şiirinde yaşam ve tarih, bir &amp;ouml;ğrenilmişliğin &amp;uuml;zerinde ilişkilendiriliyor. Tarihini &amp;ouml;ğrenen yaşam ve yaşamını &amp;ouml;ğrenen tarih şeklinde a&amp;ccedil;ıklayabileceğimiz bir diyalektik &amp;ouml;rg&amp;uuml; etrafında kurulan bu şiir epiğin temel &amp;ouml;zelliklerini i&amp;ccedil;eriyor. Tarihini i&amp;ccedil;selleştiriyormuş gibi g&amp;ouml;r&amp;uuml;nd&amp;uuml;ğ&amp;uuml; noktada, karşı &amp;ccedil;ıkışını ger&amp;ccedil;ekleştiriyor &amp;Uuml;nal. Yaşamı ve tarihi y&amp;ouml;nlendiren mekanizmaları kurduğu uysallık tuzağıyla &amp;ccedil;&amp;ouml;zer &amp;ccedil;&amp;ouml;zmez, sert bir &amp;uuml;sl&amp;ucirc;pla ve nefesli bir s&amp;ouml;yleyişle eleştirmeye soyunuyor. &amp;Ouml;yle ki, tarih&amp;icirc; sembol ve kişilikler birdenbire bu şiirin sil&amp;acirc;hları olarak ortaya &amp;ccedil;ıkıyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;G&amp;ouml;ndergelerini tarihin ve yaşamın &amp;ccedil;akıştığı noktada kurup &amp;ccedil;atışmayı şiddetlendiriyor. Zaten, ilk kitabında bile bu bilin&amp;ccedil;li bir şekilde şiirlerinde yer alır: &amp;ldquo;&lt;i&gt;Yaşamla tarihin ilişkisi yalındır&lt;/i&gt; / &lt;i&gt;Biri &amp;ouml;lm&amp;uuml;ş iki eski dost gibi&lt;/i&gt;&amp;rdquo; (Vakan&amp;uuml;visin M&amp;uuml;sveddeleri). Yaşam ve tarih birbirleriyle i&amp;ccedil; i&amp;ccedil;e ge&amp;ccedil;en uzamlar oldukları kadar, aralarındaki gerilimin yarattığı fark insanın kendi uzamını yarattığı veya &amp;uuml;rettiği alandır da aynı zamanda. Aynı şiirde: &amp;ldquo;&lt;i&gt;Zamanın bilincidir tarih&lt;/i&gt; / &lt;i&gt;Kamunun bi.. ( &lt;a href=&quot;http://hayriyeunal.blogcu.com/murat-ustubal-hayriye-unal-arzudan-otekiye-epik_53917551.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 03 Nov 2009 03:13:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>METRES SEVMEK</title>
            <link>http://hayriyeunal.blogcu.com/metres-sevmek_53913631.html</link>
            <guid>http://hayriyeunal.blogcu.com/metres-sevmek_53913631.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Bir tip var. &amp;Ccedil;oktur belki, ben &amp;ccedil;okluğuna inanmak istemiyorum. Normal sayıldığını da kabullenmek istemiyorum. Bu tip her katmanda g&amp;ouml;r&amp;uuml;l&amp;uuml;yor. Adam ismi cismi olan biri. Bu ismi &amp;ouml;zenle koruyor. Korusun. Kendince bildiği vardır. G&amp;ouml;r&amp;uuml;şt&amp;uuml;ğ&amp;uuml; kimseleri ve t&amp;uuml;zel kişilikleri &amp;ouml;zenle ikiye ayırır. 1. Uluorta s&amp;ouml;yledikleri (yani aslında g&amp;ouml;r&amp;uuml;şmekten onur duydukları, kendisinden &amp;uuml;st&amp;uuml;n veya eşit g&amp;ouml;rd&amp;uuml;kleri), 2. Sakladıkları (yani g&amp;ouml;r&amp;uuml;şmekten onur duymadığı gibi utan&amp;ccedil; duyduğu, kendisinden aşağı g&amp;ouml;rd&amp;uuml;kleri) &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;ldquo;Madem utan&amp;ccedil; duyuyorsun g&amp;ouml;r&amp;uuml;şme&amp;rdquo; demek geliyor değil mi, ama hayır belli ki bir &amp;ldquo;yarar&amp;rdquo; g&amp;ouml;zetiyor, metres sever gibi. Gizli. Ama toplumsal onay almamış. Muhatabını &amp;ouml;ver, ama bu &amp;ouml;vg&amp;uuml;y&amp;uuml; &amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;nc&amp;uuml; kişilere &amp;ldquo;itinayla&amp;rdquo; duyurmaz. Yazılı olarak zaten asla, akrep vardır klavyenin &amp;uuml;st&amp;uuml;nde. Cimridir. Ama herkese karşı değil. Ne alakaysa pek iyi yazmadığı halde filan dergide rağbet g&amp;ouml;ren birine karşı olduk&amp;ccedil;a c&amp;ouml;merttir. Onun adını şehvetle andığını g&amp;ouml;rebilirsiniz. Andığı zaman sanki onunla edebiyat nik&amp;acirc;hı kıymıştır. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;B&amp;ouml;ylelerinin ger&amp;ccedil;ekte beğenisi filan da yoktur. Birilerini kendine &amp;ouml;l&amp;ccedil;&amp;uuml; yapar, &amp;ccedil;ekinir &amp;ccedil;evresinden. Dergileri de ikiye ayırır b&amp;ouml;yleleri. Dergiler ikiye ayrılır orası &amp;ouml;yle. Ama bu adamın ikiye ayırması bambaşka bir pragmatizm.. ( &lt;a href=&quot;http://hayriyeunal.blogcu.com/metres-sevmek_53913631.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 03 Nov 2009 01:08:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>TAKİP MESAFESİ&amp;#8217;nde bu ay;</title>
            <link>http://hayriyeunal.blogcu.com/takip-mesafesi-nde-bu-ay_53751351.html</link>
            <guid>http://hayriyeunal.blogcu.com/takip-mesafesi-nde-bu-ay_53751351.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;ELEŞTİRMEN ŞAİRE TESLİM OLURSA onun &lt;i&gt;gizli buyruklarını&lt;/i&gt; uygular. Bu buyruklar, şairin ortaya koyduğu imajda, yazılarında ve &amp;ouml;zyaşam &amp;ouml;yk&amp;uuml;s&amp;uuml;nde yer alan g&amp;ouml;stergeler zinciridir. (&amp;hellip;)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;*&lt;/p&gt;&lt;p&gt;YAZIYLA BİR ŞAİR b&amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml;nde Hayriye &amp;Uuml;nal, Haydar Erg&amp;uuml;len şiirini yazdı:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(&amp;hellip;) Okuyucu, eleştirimin temeline y&amp;ouml;nelik olarak &amp;ldquo;ni&amp;ccedil;in sarsıcı olsun ki şiir&amp;rdquo; diye bir soru y&amp;ouml;neltebilir. Hi&amp;ccedil; değilse iyi bir şiir okuyucusu olarak sarsılmayı beklemem benim kişisel beklentim olmakla a&amp;ccedil;ıklanamaz. Bunu bekleyen bir&amp;ccedil;ok kişiyi biliyoruz şiir tarihinden (&amp;ouml;rn. Korkulu Ustalık&amp;rsquo;ta s. 511, T. Uyar: &amp;ldquo;Mesele sadece g&amp;uuml;zel şiir, &amp;lsquo;antolojik&amp;rsquo; şiir yazmak değil, bir par&amp;ccedil;a da bir şeyi sarsan şiir yazmak&amp;rdquo;). Her zaman daha iyi bir şiiri &amp;ouml;zl&amp;uuml;yorsak ve şiir eleştirisi de bunun i&amp;ccedil;in gerekliyse, g&amp;uuml;ndemde bir şekilde yer tutan şiirleri daha iyisi konusunda sınama hakkımız da vardır. Dolayısıyla bu yazı, bu şiirlerin beni ni&amp;ccedil;in hi&amp;ccedil; etkilemediğini, hatta &lt;i&gt;saf retorik&lt;/i&gt; olup olmadıkları konusundaki ş&amp;uuml;phemin nedenini merak etmemden doğmuştur. Bunun yanıtını sadece şiir değil, şair de veriyor gibi. (&amp;hellip;)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;*&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SAYIYLA 1 DERGİ b&amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;u.. ( &lt;a href=&quot;http://hayriyeunal.blogcu.com/takip-mesafesi-nde-bu-ay_53751351.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 30 Oct 2009 14:44:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>GÖZ İZİ</title>
            <link>http://hayriyeunal.blogcu.com/goz-izi_53732401.html</link>
            <guid>http://hayriyeunal.blogcu.com/goz-izi_53732401.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Aşağıdaki şiiri &lt;i&gt;Varlık&lt;/i&gt; dergisinde yayımlamıştım. Bir yılı ge&amp;ccedil;ti galiba. Onu burada yayımlamak istediğimde şiirde bazı şeylerin değiştiğini fark ettim. Değişen ger&amp;ccedil;ekliklerle uyuşma anlamında d&amp;uuml;r&amp;uuml;st olmak zorunda değiliz şiirde. Hi&amp;ccedil; değiliz, ama mizacım gereği &amp;ldquo;ey eğme&amp;rdquo;nin eğme&amp;rsquo;sinden rahatsız olmam onu atmama yetti. &amp;ldquo;Sevmem uzun uzun&amp;rdquo;, &amp;ldquo;severim uzun uzun&amp;rdquo; oldu. Doğrusu ya en doğrusu da bu. Kitaplarıma koymayacağım bir şiir, şimdilik yani, bunun i&amp;ccedil;in burada yayımlamak gerekti. (h.&amp;uuml;nal)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1. &lt;i&gt;&amp;ouml;l&amp;uuml; ya da diri&lt;/i&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;bana değmez&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2. &lt;i&gt;bana eğmez&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;bu ufuklar beni almaz bu bitap&lt;/p&gt;</description>
            <pubDate>Thu, 29 Oct 2009 01:57:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>MELODRAM ŞİİR MASUMİYET VE </title>
            <link>http://hayriyeunal.blogcu.com/melodram-siir-masumiyet-ve_53615831.html</link>
            <guid>http://hayriyeunal.blogcu.com/melodram-siir-masumiyet-ve_53615831.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Melodram şiirde hoşlanmadığımız bir unsurdur genelde. Melodrama kaymak şairi bekleyen tehlikelerden biri. Ama o sınırda tuhaf bir şey olur: masumiyetle karışık &amp;ouml;rt&amp;uuml;k cinselliğin, şefkate karışabilen aşkın bileşik tadı, başarılmışsa. Bunu &amp;ccedil;ok az şairde g&amp;ouml;rd&amp;uuml;m. Sezai Karako&amp;ccedil;&amp;rsquo;un Tahta At şiiri bunlardan biri. &amp;nbsp;Bazı b&amp;ouml;l&amp;uuml;mlere dikkat. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(&amp;hellip;)&lt;br /&gt;İ&amp;ccedil; d&amp;uuml;nyamı ikili susmalarla b&amp;ouml;lme &lt;br /&gt;Şiir g&amp;uuml;nl&amp;uuml;k konuşma dilimiz &lt;br /&gt;Kıskan&amp;ccedil;lığımdan &amp;ouml;r&amp;uuml;lme bir perde &lt;br /&gt;Perdeye &amp;ccedil;arpan beş deniz &lt;br /&gt;Kuvveti yok bende itham etmek hakkından &amp;ouml;nce &lt;br /&gt;(&amp;hellip;)&lt;br /&gt;Gel bu gece g&amp;ouml;r&amp;uuml;lmemiş bir şey olacak &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlış bir dağın altından yanlış bir su &amp;ccedil;ıkarsa &lt;br /&gt;Kaybolursa taşlar i&amp;ccedil;inde taşlar getiren taş bir bulut &lt;br /&gt;Eşkiya heybesinde &amp;ccedil;izgili kayığa asıl &lt;br /&gt;Merhametin bildik kaynağı eşkiyalar &lt;br /&gt;Kıldan ince &amp;ccedil;arpık bilgileri unut &lt;br /&gt;Sessiz derin sonsuz yaslı duvarlar &amp;ouml;n&amp;uuml;nde &lt;br /&gt;T&amp;uuml;rk&amp;uuml;ler i&amp;ccedil;inde en şen en senin olanı s&amp;ouml;yle &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;(&amp;hellip;)&lt;br /&gt;Aşk kadar nazlı saat kadar ger&amp;ccedil;ek &lt;br /&gt;Bir b&amp;uuml;lb&amp;uuml;l bakıyor bana doğru &lt;br /&gt;Boş oda kadar tedirgin tehlike kadar g&amp;uuml;zel &lt;br /&gt;Bir b&amp;uuml;lb&amp;uuml;l i&amp;ccedil;imde sedefle ka.. ( &lt;a href=&quot;http://hayriyeunal.blogcu.com/melodram-siir-masumiyet-ve_53615831.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 27 Oct 2009 02:27:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>HABERLER - 4</title>
            <link>http://hayriyeunal.blogcu.com/haberler-4_53566411.html</link>
            <guid>http://hayriyeunal.blogcu.com/haberler-4_53566411.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&amp;middot;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Haftai&amp;ccedil;i işlerim nedeniyle 1 g&amp;uuml;nl&amp;uuml;ğ&amp;uuml;ne İstanbul&amp;rsquo;da bulundum. İstanbul hakkında perestişkarane d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nenlerden değilim, şehirlere tutulanları da anlarım belki ama şehir par&amp;ccedil;a par&amp;ccedil;a girilebilen bir şey olduğu i&amp;ccedil;in asla sahip olmayacağın bir şeydir aynı zamanda. İstanbul&amp;rsquo;da bir yerde olabilirsin, ama her zaman bir&amp;ccedil;ok yerde de &amp;ldquo;değilsin&amp;rdquo;dir. Şehrin ağırlık merkezi kaybolmuş gibidir. Benzeyen yerler benzeyen insanlar şehri kendi i&amp;ccedil;inde yalanlamaya başlar. İstanbul&amp;rsquo;un bana ettiklerini kitap dolusu yazabilirim, ama beş para etmez benim ona ettiklerimin yanında. Bu kez sanırım İstanbul&amp;rsquo;un en ağır merkezini keşfettim. Zira bir ara baktım, İstanbul bir tarafa doğru yatmıştı. Kalan her şeyi hafif&amp;ccedil;e savurarak. &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;middot;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Karag&amp;ouml;z&amp;rsquo;&amp;uuml;n &amp;ldquo;90&amp;rsquo;ların dokusu&amp;rdquo; dosyasını muhtevi .. ( &lt;a href=&quot;http://hayriyeunal.blogcu.com/haberler-4_53566411.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 24 Sep 2009 00:00:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KUŞKUSUZ / HAYRİYE ÜNAL</title>
            <link>http://hayriyeunal.blogcu.com/kuskusuz-hayriye-unal_53387301.html</link>
            <guid>http://hayriyeunal.blogcu.com/kuskusuz-hayriye-unal_53387301.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;ldquo;kuşkusuz g&amp;ouml;zlerimle git, muttaki g&amp;ouml;zlerimle&amp;rdquo;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hadi artık eylen biraz, oyalan ve kal&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu.. ( &lt;a href=&quot;http://hayriyeunal.blogcu.com/kuskusuz-hayriye-unal_53387301.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 22 Oct 2009 01:25:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>GEVEZE AŞKLARA KARŞI - BOŞ EV / Kİ-DUK KİM</title>
            <link>http://hayriyeunal.blogcu.com/geveze-asklara-karsi-bos-ev-ki-duk-kim_53129481.html</link>
            <guid>http://hayriyeunal.blogcu.com/geveze-asklara-karsi-bos-ev-ki-duk-kim_53129481.html</guid> 
            <description>&lt;a target=&quot;_blank&quot; href=&quot;http://img03.blogcu.com/images/h/a/y/hayriyeunal/bosev_1255728966.jpg&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; width=&quot;383&quot; src=&quot;http://img03.blogcu.com/images/h/a/y/hayriyeunal/bosev_1255728966.jpg&quot; height=&quot;250&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://hayriyeunal.blogcu.com/geveze-asklara-karsi-bos-ev-ki-duk-kim_53129481.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 17 Oct 2009 00:34:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>FARK</title>
            <link>http://hayriyeunal.blogcu.com/fark_52789051.html</link>
            <guid>http://hayriyeunal.blogcu.com/fark_52789051.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&amp;ldquo;Birbirine d&amp;uuml;şman olan ordular, silahlarını bırakmışlar, &amp;ouml;l&amp;uuml;lerini yakmakla uğraşıyorlar ve bu esnada her iki taraf da sıcak g&amp;ouml;zyaşı d&amp;ouml;k&amp;uuml;yor. Yalnız Priamos Troialılarına ağlamayı yasak eder. Dacier (Fransız hellenist ve latinisti), fazla yumuşayacaklarından ve ertesi sabah i&amp;ccedil;in fazla cesaret g&amp;ouml;stermeyeceklerinden kaygılanıp ağlamayı yasak ettiğini s&amp;ouml;yler. Peki, ama soralım: Neden sadece Priamos kaygılansın? Neden Agamemnon da Yunanlılarına aynı yasağı koymasın. Şair daha derin d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;yor: O, bize sadece yetişmiş olan Yunanlıların hem ağlayıp hem de cesaret g&amp;ouml;sterebileceklerini, yetişmemiş olan Troialıların ise cesur olabilmek i&amp;ccedil;in &amp;ouml;nceden her t&amp;uuml;rl&amp;uuml; beşer&amp;icirc; duyguyu i&amp;ccedil;lerinde boğmaları gerektiğini &amp;ouml;ğretmek istiyor.&amp;rdquo; (Lessing)&lt;/p&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://hayriyeunal.blogcu.com/fark_52789051.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 10 Jan 2009 01:00:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>GÖRSEL DÜZENDE KAFKA&amp;#8217;NIN YERİ	</title>
            <link>http://hayriyeunal.blogcu.com/gorsel-duzende-kafka-nin-yeri_52454411.html</link>
            <guid>http://hayriyeunal.blogcu.com/gorsel-duzende-kafka-nin-yeri_52454411.html</guid> 
            <description>&lt;a target=&quot;_blank&quot; href=&quot;http://img03.blogcu.com/images/h/a/y/hayriyeunal/090805dava4_1254613509.jpg&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; src=&quot;http://img03.blogcu.com/images/h/a/y/hayriyeunal/090805dava4_1254613509.jpg&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ntv yayınları klasikleri &amp;ccedil;izgi roman şeklinde basıyor. Ancak &amp;ccedil;izgi Dava&amp;rsquo;yı (Montellier-Mairowitz) kitap&amp;ccedil;ıda sevin&amp;ccedil;le kaparak eve getirişimin ardından daldığım uykudan can sıkıntısıyla uyandım. Dava&amp;rsquo;nın benim bildiğim en az 3 film uyarlaması var. Biri Orson Welles tarafından yapılan. Kitapların filme &amp;ccedil;ekilişinde kitabın kaynağı olduğu yeni bir eser yaratılıyor, başarılırsa. Akt&amp;ouml;r ve aktrislerin de katılımının etkisiyle bi&amp;ccedil;imlenen bir t&amp;uuml;r performans. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a target=&quot;_blank&quot; href=&quot;http://img03.blogcu.com/images/h/a/y/hayriyeunal/dava_film_orsonwelles_1254613649.jpg&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; width=&quot;321&quot; src=&quot;http://img03.blogcu.com/images/h/a/y/hayriyeunal/dava_film_orsonwelles_1254613649.jpg&quot; height=&quot;433&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ancak &amp;ccedil;izgiroman, bir romandan kalkış yapılmışsa kitaptaki bazı b&amp;ouml;l&amp;uuml;mleri sadece resme d&amp;ouml;k&amp;uuml;yor. O, artık başka bir eser denebilir. &amp;Ccedil;izgiromana d&amp;ouml;n&amp;uuml;şt&amp;uuml;r&amp;uuml;len bir romanda d&amp;ouml;n&amp;uuml;ş.. ( &lt;a href=&quot;http://hayriyeunal.blogcu.com/gorsel-duzende-kafka-nin-yeri_52454411.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 04 Oct 2008 02:44:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://hayriyeunal.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>