RUŞEN ŞİİR DÛN ŞAİR VE İKİ ZIT GÖRÜŞ
6/8/2007 · Kategori: dediler ki
“Ey oğul eğer şair olup şiir ayıtmaya kastetsen cehdet ki şiirde sözün murabba ola yani ruşen ola, açık ola. Ve sakın ki gamız söylemeyesin yani örtülü söylemeyesin. Meselâ bir şiirde bir sözün ki manası şerhin sen bilesin ve ayruk kişi bilmeye, anın bigi sözü söyleme. Zira şiiri halk içün aydurlar, kendiler içün ayıtmazlar. Pes şiirin manası açık gerektir ki ruşenliği sebebinden ötürü kim gerekse rağbet ede.”
(Kabusname, Keykâvus, çev. Mercimek Ahmet)
“Bilâmübalâğa denilebilir ki, herkesin anlıyabileceği şiir münhasıran dûn şairlerin işidir. Büyük şiirlerin medhalleri , tunç kanatlı müstahkem şehir kapıları gibi sımsıkı kapalıdır. (…) Şiirde bazı aksamın şüphe ve müphemiyette kalması bir hata ve kusur teşkil etmek şöyle dursun, bilâkis şiirin bediiyeti nokta-i nazarından elzemdir.(…) Şiirde mevzu şair için ancak terennüm ve tahayyüle bir sebeptir.”
(Ahmet Haşim, Piyale önsözü)
0 yorum yazılmıştır