hayriye ünal
28 Takipçi | 0 Takip
23 02 2012

SUYUN YÜZEYİNDE NEDEN GEZİYOR?

SUYUN YÜZEYİNDE NEDEN GEZİYOR? |  görsel 1

 

Ölmüş olabilirim. Bu ihtimalle sarsıldım. Olta çekiliyor, kan. Ağzımdaki şey bir kanca. 

O güzel bulduğu, içinde sakladığı, ihtimam gösterdiği şeyi kaybediyor. Kaybolan benim. Her ne yaparsa yapsın onu koruyamıyor. Onun içinde ölmesini istemiyor. Sussa, durulsa, sessiz kalabilse, hareket etmese, kıpırdamasa, bir şeycik yapmasa o şey orda kalır mı, kalmaz. Bırakmazlar. Bu öyle bir şey ki, kıpırdasa da kıpırdamasa da o şey gidiyor. Tıpkı hayatın kendisi gibi onu içeriden alıp yavaşça yok ediyorlar. Kimler. Hiç kimse. O şeyi kemiren bir sürü küçük görünmez varlık var belki. Maytlar gibi. Maytlar galiba onu kemirip bitiriyor. O şey kimseler arasında olmayan, kimselerin içinde olan bir şey. Korunmak isteniyor. Ona yapışıp kalınmak isteniyor. O kendiliğinden gitmiyor. Onu içinde kaybediyor. Bıraktığı yerde bulamıyor. Anısını düşünerek canlı tuttuğu olabiliyor. Ama istemeyi istiyor. Küsmeyi, küstüğünde barışmak için can atabilmeyi. Barışmayı istiyor. Ama içinde eksiklikle değil. Tamlıkla barışabilmeyi. Bu olamıyor. Kırgın olarak değil. İçinden gitmişliğiyle boş. Tamtakır kuru bakır. Göğüs kafesi, karın boşluğu, rahminin içi, kafatasının içi, avuçları, kalemkutusu, Allah kahretsin mail kutusu bile içi olan her şeyi boş.

Ölümsüz azalarım var, bana rağmen uzuyor, yayılıyor dağılıyorlar, onları durduramıyorum. Galiba ahtapota dönüşüyorum, etim güzel, boşluğu istila edeceğim. Büyümeyi istemiyorum. Kutuyu doldurup taşmayı. Kovadaki suda beklerken heyecanla, havayla temas ettiğimde. Ne yapalım her şeyin bir ömrü var. Maytlar zülüflerimle, kestiğim tırnaklarla, kepeklerimle beslenerek canavar kesilmişler. Onu yiyip bitiriyorlar. Maytlarımla kadını yok etmeyi başardım.  

(Diplarya, 22 Şubat Çarşamba, 2012) 

0
0
0
Yorum Yaz