YÜKSEĞE DÜŞMEK

14/6/2009 · Kategori: mogol elmaslari

“Edebiyat incelemelerinde benlik sorunu bir özneler çokluğu arasındaki genellikle çelişkili ilişkilerin oluşturduğu şaşırtıcı bir ağ içinde ortaya çıkar. İlk önce, tıpkı Kant’ın Üçüncü Eleştirisinde olduğu gibi, okurun zihnindeki yargılama ediminde ortaya çıkar; sonra, yazar ile okur arasında kurulan görünüşte öznelerarası ilişkilerde ortaya çıkar; eserde kurucu özne ile kurulu dil arasındaki maksatlı ilişkiyi yönetir; son olaraksa, öznenin eser aracılığıyla kendisiyle kurduğu ilişkide aranabilir. Başlangıçtan itibaren, en azından dört olası ve ayrı benlik türü vardır: yargılayan benlik, okuyan benlik, yazan benlik ve kendini okuyan benlik. Tüm bu benliklerin buluşabileceği ortak düzlemi bulma ve dolayısıyla bir edebi bilinç birliği yaratma sorunu edebi incelemelerin başına bela olan metodolojik zorlukların başında gelir. (…)

“Binswanger’e göre edebi girişim hiçbir yönüyle kişinin kendini gerçekleştirmesi tasarısından ayrı görülemez. (…) Benliğin genişlemesi eserin içinde ve muhtemelen eser aracılığıyla gerçekleşiyor gibidir. (…)

“Yazar estetik yaratının muğlaklıklarıyla doğrudan hesaplaşır. Bağımsız bir fail olarak, doğal eğilimi dünyaya yayılmak ve kendisini tatmin etmektir, ama biçimin kendisine dayattığı kısıtlamalar yüzünden hep hüsrana uğrar, yoluna hep taş konur. (…)

“Sanatçının kendi kendini genişletme ve kendi kendini geliştirmeden çıkıp tümüyle farklı türde bir benliğin fethine geçişini mümkün kılan dönüşüm, Binswanger tarafından tırmanma ve inme metaforlarıyla tarif edilir.

“Şiirsel aşkınlığın kırılganlığı, doğrudan eylemin görece salimliğiyle karşılaştırıldığında, yükseklik duygularıyla bağlantılı endişelerle temsil edilir.(…)

“Düşüş ihtimali aynı derecede iradedışı bir yükseliş olasılığına tekabül eder. İlk bakışta düşüşün yalnızca aşağıya doğru olabileceği görülecektir, ama Binswanger kendi rüya-teorilerinden yukarı düşüş diye adlandırabileceğimiz bir olasılık türetir (…)

“Kendi hayal gücü aracılığıyla yükseklere sürüklenmek isteyen insanı tehdit eden bir başka tehlike daha vardır: kendi sınırlarının ötesine geçip artık geri inemeyeceği bir yere çıkma tehlikesi.” (Paul de Man)

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Arkadaşına Gönder!

« Önceki :: Sonraki »